Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yatağan - TÜRK Kılıcı
Yorum: #1
Yatağan - TÜRK Kılıcı
DieseL
Administrator


Yorum Sayısı: 2,230
Üyelik Tarihi: May 2008
Rep Puanı: 7
Teşekkürler:
mesaj içinde teşekkür verildi.


İzinli

Yatağan 16. yüzyılda yaygınlaşan bir Türk kılıcı. Bilinen ilk yatağanlardan biri Ahmet Tekelû ustanın Sultan Süleyman için yaptığı işlemeli yatağandır. New York Metropolitan Müzesi'nde sergilenmektedir.Yatağan türk kılıç türlerinden biridir.

Kökenbilim [değiştir]

Genel kanı bu kılıçlar çoğunlukla Denizli'nin Yatağan köyünde yapıldığından ötürü kılıcın da buranın ismiyle anıldığı şeklindedir. Ayrıca köye de ismini veren Bektaşi Yatağan Baba'nın etkisi de göz önünde bulundurulmalıdır. Bir rivayet ise kuşağa sıkıştırılan yatağanın yan durmasından ötürü bu ismi aldığıdır. Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin tavsiyesi üzerine Türkmen ustalar tarafından yapılan Kılıcın en önemli özelliği sadece tek tarafının keskin olması ve aman diyenteslim olan düşmana yaşama şansı vermesidir.
Özellikleri [değiştir]

Yatağan pek çok doğu kılıcı gibi kavislidir ancak (geleneksel kılıçların aksine) keskin ağzı içe gelecek biçimde ters kavislidir. Çarpışma anında yüksek strese maruz kalan yatağanların ağızları çelikten sırtları ise esneklik kazanması için demirden yapılırdı. Sapındaki kulaklar bileği kavrayarak içe doğru kavislenmesi nedeniyle savrulması zor olan yatağanın kullanımını kolaylaştırır. Bu kulaklar yüzünden halk arasında "kulaklı" diye de bilinir. Genelde sapından sırtına doğru uzanan bir kemer darbe anında kırılması muhtemel olan bu bölgeyi destekler. Yatağanların çoğu sapında ve kabzasında işlemeler taşır. Kabzaya sedef kakma inci ve değerli taşlarla süslemeler yapılır. Yanaklara ise ustanın adı "Allah" "Muhammed" "Ali" gibi kakmalar yapılır veya Kur'an'dan ayetler yazılırdı. Ancak kullanımının yaygınlaşmasıyla siviller tarafından kullanılan oldukça basit yatağanlar da yapılmıştır.
Kullanımı [değiştir]

Yatağan'ın bıçak eğimi İspanyol "falcata"sı Mısır "kopesh"i ve Yunan "kopis"iyle benzerlik göstermektedir. Yarımay biçimide bir gövdenin iç kısmı keskindış kısmı ise küttür. Yatağan görünüş itibariyle doğu esintileri taşısa da kullanımı daha ziyade Romalıların "gladius"larına benzer. Zira pala şimşir gibi kılıçlar darbe enerjisini bıçağa yayarak kesme üzerine odaklanırken düz kılıçlar daha çok enerjiyi kılıcın ucuna yakın odaklayarak daha sert darbeler vurma eğilimindedir. Yatağanda ise kılıcın ucu keskin kenar üzerine yatırılarak uç kısımın açısı değiştirilmiş kılıç daha çok baş-boyun bölgesine vurulması için geliştirilmiştir. Boyna inen sert bir darbe bu bölgede zaten zayıf olan ortaçağ zırhlarından pek etkilenmeden hasmı öldürebilir. Avrupalılar bu kullanım tarzına istinaden bir çift yatağana "kelle makası" demişlerdir.

Kısa bir kılıç olması dolayısıyla hem sivil kullanımına uygun hem de askerlerin yan silah olarak taşıyabileceği bir silahtı. Bir çok hançer ve kısa kılıca göre daha ölümcül olması da yatağana olan ilgiyi arttırdı. Yatağan yeniçerilerin olduğu gibi 18 ve 19. yüzyıllarda pek çok balkan ordusunun sembolüydü. Yeniçeriler öncelikli kullandıkları tüfek ve kılıçların yanında kuşaklarında birer yatağan da taşıyorlardı.

Siviller arasında da oldukça yaygın olan yatağan Kullanımı hançerden daha zor olmasına ve ustalık gerektirmesine karşın kulaklarının azameti ve şeklinin güzel olması dolayısıyla oldukça popüler bir silahtı. Kavgalarda açıkça üstün olan tarafın zayıf olan tarafa yatağanın keskin ağzıyla değil de sırtıyla müdahale etmesi bir görgü kuralıydı.
03-29-2013, 03:54 PM
Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla



« Önceki Konu | Sonraki Konu »

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

İletişim | Your Website | Yukarı Git | | Arşiv | RSS Beslemesi

Search Engine Friendly URLs by GoogleSEO | Turkish Lang By MyBB Turkiye
Powered By MyBB - Copyright ©2002 -2014, MyBB Group.
İsotchu.Com - 2014 Tüm Hakları Saklıdır
limitsiz

Online Shopping App